Apart, Öğrenci Apartı, Apart Oteller, Yurt, Pansiyon ve Otel Rehberi | Apartara.com

Gümüşhane Hakkında

Ağu - 15 | Gezilecek Yerler, Gümüşhane

İl Trafik No: 29

İlçeler: Gümüşhane (merkez), Kelkit, Köse, Şiran, Torul.
Doğu Anadolu ile Karadeniz Bölgesi arasında, Çin-Trabzon Tarihi İpek Yolu Güzergahı üzerinde, tarih ile doğal güzelliklerin kucaklaştığı, zengin Gümüş Madeni ocaklarından dolayı Gümüşhane adını taşıyan bir ildir.
Gümüşhane Milattan Önce 3000 ‘ lere uzanan tarihi içerisinde bir çok uygarlıklara ev sahipliği yaparak bu kavimler mozaiğinin izlerini günümüze taşımaktadır.
Denize 100 km. uzaklıkta olan ilin klima özelliğini sahip havası, sahip olduğu eşsiz doğal güzellikleri, yer altı resim sergisini andıran zengin oluşumlu mağaraları, 450 ‘ ye yakın yaylası, çok sayıda antik kentleri, doğal park alanları,zengin flora ve faunası bakir bir turizm potansiyeline sahiptir.

İlgi Çekici Yerler: Pulur Höyüğü, Canca, Kov, Keçi, Edire, Akçakale, Kodil,Bayburt, Satala, Avliyana ve Ardasa Kaleleri, Hutura Hagios Georgios ve Panaghia Manastır Kiliseleri, Pavrezi Şapeli, Bayburt Kale, Varzahan ve Haşara Kiliseleri, Çakırkaya Kaya Kilisesi, Hart, Ksanta, Varzahan ve Satala Kent Kalıntıları, Bayburt Ulucamisi, Süleymaniye, Küçük, Pulur (Gökçedere) ve Kutluk Bey Camileri, Yakutiye, Museviye, Mahmudiye ve Pulur Medreseleri, Zigana Kervansarayı, Taşhan (Bedesten), Tohumoğlu, Korgan ve Gümüşkaya Köprüleri, Şehit Osman Türbeleri, Eski Gümüşhane.

Gümüşhane Resimleri

İl Kültür Müdürlüğü

Tel: (456) 213 34 73
Faks: (456) 213 34 73

Gümüşhane Evleri
Ana yapı malzemeleri taş, kerpiç, ahşaptır. Evlerin plan olarak arz ettikleri şema ortada bir avlu ve iki yana dizilmiş mekanlardan meydana gelmiştir. Evlerin alt katları ailelerin günlük ihtiyaçlarını karşıladıkları mutfak, banyo, wc, kiler ve günlük yaşamın diğer mekanlarından oluşur. Üst katlar ve çatı katı ise yatak odası ve misafir odaları şeklinde düzenlenmiştir. Evlerin dış görünümü doğal peyzaja olağanüstü uyum sağlamaktadır. Günümüz mimarisine örnek olacak tip ve güzelliktedir.

Sarıçiçek Köy Odaları
Gümüşhane Sarı çiçek Köyünde bulunan odalar şehir merkezine 27 km mesafededir. Odalar Hacı Ömer Ağa tarafından yaptırılmıştır. Köye gelen misafirlerin

ağırlanması için yaptırılan odalar 200 yıllık tarihe sahiptir. Odalar ahşap işlemeleri, rengarenk boyamaları ile ilk günün tazeliği ve zarafeti ile halk sanatınıngücünüyansıtmaktadır.Çekici işleme motifler,ahşap işlemeler birbirine çivisiz bir teknikle monte edilmiş,perde motifleri hatırlatan parçalı rokoko tarzında stilize yapraklardan ibaret bir ahşap süsleme kullanılmıştır. Yapıtlar rokoko ve Ampir üsluplar yanında yer alan klasik üsluplarda kullanılmış, Türk mimarisinin erken örneklerindendir.

Camiler ve Kiliseler

Süleymaniye Camisi: Eski Gümüşhane yerleşim yerinde, Süleymaniye Mahallesi’ndedir. Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı cami, onarımlar yüzünden özgünlüğünü yitirmiştir. Selçuklu geleneğini sürdüren dikdörtgen planlı yapı, mihrap önüne dikey uzanan üç neften oluşmaktadır. Kalın, silindirik gövdeli minare sağlamdır. Geçmişte 6 ahşap direğin taşıdığı düz toprak dam değiştirilmiş, çatıyla örtülmüştür. Camiye bitişik medrese günümüze ulaşamamıştır.

Küçük Cami:
Eski Gümüşhane yerleşim yerinde Süleymaniye Camii’nin arkasında bahçeler içindedir. Yapımıyla ilgili bilgiler kesin değildir. 12. yüzyıl başlarında Danişmendlilerin yöreye gelişlerinden sonra yapıldığı sanılmaktadır. Kare planlı, tek kubbelidir. Yaklaşık 10 m. yüksekliğindeki kubbe küçük taşlarla örülmüştür. Kapı ve pencereler yuvarlak kemerlidir. Sivri kemerli mihrap, gri renkte taştan yapılmıştır.

Hagios Georgios Manastır Kilisesi:
Hutura köyüne giden yolun sağında, tepe üstünde manastır kalıntısı ve kilise vardır. 14. yüzyılın ilk yarısında Trabzon Prensi Aleksios Komnenos yaptırmıştır. Kilise 1509′da keşiş Ananias, 1624′te Georgios Stratilatis tarafından onartılmıştır. Ayrıca Sultan II. Abdülhamit döneminde onarıldığını gösteren yazıtı da vardır. Haç planında, kubbeyle örtülü bir yapıdır. Apsis önüne yerleştirilen birer payeyle doğu-batı yönüne genişleme göstermiştir. Haç kolları beşik tonoz örtülüdür. Ana ve yan yüzler yarım sütunçelerle üç bölüme ayrılmış, bu bölümlere yuvarlak kemerli pencereler açılmıştır. Batı yönünde, ortada üstü kapalı sütunlu ana giriş vardır. Yapı, bitki (üzüm, kıvrık dal, palmiye), halat, ejder motifleri ile bezelidir. Pencere üstlerinde İsa’nın monogramları ve Aziz Georgios’un simgeleri işlenmiştir.
Ayvalos Kilisesi: Kilise, merkez ilçe sınırları içerisinde olup, Mescitli köyünden Arnavutlu Yaylası’na giderken yolun sağında yer almaktadır. Küçük, dikdörtgen planlıdır. Kapısı düz olup, üzerinde beşik tonozlu alınlığı vardır. İç duvarlardaki freskler halen belli olmakla birlikte, genelde tahrip olmuştur.

Çakırkaya (Kalur) Kaya Kilisesi:
Şiran ilçesinin Çakırkaya köyündedir. Kaya kütlesinin düzgün ve özenli bir işçilikle oyulmasıyla oluşturulmuştur. Doğu-batı yönünde üç nefli bazilika planındadır. Öbür yan duvarlarda yalancı kemerlerle devinim sağlanmıştır. Kilise önünde odalar, bitişiğinde bir kaya şapeli vardır. Ancak planı ve mimari öğelerinin Trabzon kiliseleriyle benzerliği göz önüne alınarak 14. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Ortadaki sütunlar yıkılmış durumdadır. Kaya kilisesi olması açısından ilginç bir örnektir.

Panaghia (Meryem Ana) Manastır Kilisesi:
Torul ilçesinin, Büyük Çit Vadisinde, Çit Deresi’nin sol tarafındaki yamaç üzerindedir. Yüksek duvarlarla çevrili avlu ve kilise kalıntısı görülebilir. Khaldea Metropolitliği’ne bağlı 7 kiliseden biridir. Kiliseyi ilk kez 890-900 tarihleri arasında üç keşişin kurduğu bilinmektedir. Daha sonra Trabzon Komnenosları döneminde ve 19. yüzyılda onarılmıştır. Haç planlı yapının daire biçiminde üç apsisi vardır. Ana mekânı örten kubbe, Trabzon Ayasofya Kilisesi’ndekine benzemektedir.

Olucak (İmera) Manastır Kilisesi:
İl merkezine 15 km. uzaklıktaki Olucak köyündedir. Olucak (İmera) köyü eski yerleşimdir. Manastır, yerleşim yerinde günümüze en sağlam gelen yapılardan biridir. köye hâkim geniş bir alana yapılmıştır. Bahçe duvarının kuzey bölümünde şapel ve bir kaç odacık bulunmaktadır. Yazıtında 1350 tarihinde yaptırıldığı belirtilmekle birlikte 19. yüzyıl içinde onarım gördüğü sanılmaktadır.

Sanata Çakallı Kilisesi:
Çakallı (Yaylaköy) yerleşim yerinin merkezinde yer almaktadır. Kilise üç nefli ve bazilika planlıdır. Kilisenin ana taşıyıcı duvarları genelde sağlamdır. Örtüsü tamamen yıkılmıştır. İki girişten biri batıda diğeri ise kuzeydedir. Işıklandırma dengeli bir biçimde yan duvarlar ve apsislere yerleştirilmiş pencerelerle sağlanmıştır. Köşelerde yontu taşı kullanılmıştır. Kilise 19. yüzyıl mimari özelliklerini taşımaktadır.

Pavrezi Şapeli:
Merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan şapel, Mescitli (Beşkilise) köyü yakınında Pavrezi’dedir. Küçük boyutlarda, dikdörtgen planlı, tek nefli bir yapıdır. Apsisin beşik tonozunda 1405′de yapıldığını gösteren yazıtı vardır. Yapı, iç duvarlarını süsleyen freskleri ile ünlüdür. Bu duvar resimlerinde, İncil’den alınan sahneler ve kilise büyükleri canlandırılmıştır. Bunlar son dönem Bizans resminin başarılı örnekleridir.

Köprüler

Tohumoğlu Köprüsü: Gümüşhane-Erzurum yolunda Tohumoğlu kesimindedir. Selçuklu dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Küçük taşlardan yapılan ve iki gözlü hafif sivri kemerli bir köprüdür.

Gümüşkaya (Kodil Bahçe) Köprüsü:Gümüşkaya yolu üzerindedir. Tek gözlü ve kesme taştan yapılmıştır. Hafif sivri kemerlidir ve günümüzde hala kullanılmaktadır.

Meryem Ana Köprüsü:
Büyük Çit Vadisi’nde ve Çit Deresi üzerinde aynı adı taşıyan iki köprü vardır. Her iki köprünün de Meryem Ana Kilisesi’ne ulaşımı sağlamak amacıyla yapıldığı sanılmaktadır. Hafif sivri kemerli, küçük taşların dizilmesi ile yapılan köprü tek ve geniş gözlüdür. Günümüzde de kullanılmaktadır.

Gümüşhane Köprüsü:
Gümüşhane’nin merkezinde Harşit Çayı üzerinde Köprübaşı denilen yerde iki caddeyi birbirine bağlayan köprü, biri büyük diğeri küçük iki gözden oluşmaktadır. Yontma taşlarla inşa edilen köprünün iki gözünün ortasında yapılış kitabesi vardır. Mermer üzerine sülüsle yazılan kitabeye göre, 1575’te Ferruh Zad oğlu Halifi tarafından yaptırılmıştır. Bu tarih III. Sultan Murat’ın saltanat günlerine tesadüf etmektedir.

Kamberli Köprüsü:
Gümüşhane’nin Canca Mahallesi’ndedir. Harşit Çayı üzerinde yer alan köprü, tek gözlüdür ve yontma taşlarla inşa edilmiştir. Kısmi bir onarımdan geçirilen bu köprünün kitabesi yoktur.
Ardesa Köprüsü: Torul ilçe merkezinde bulunan köprü 1890 senesinde kesme taştan yapılmıştır. Dere yatağı içinde bulunan iki ayak ve kenarlardaki ayaklar üzerinde yükseltilmiştir. Ayaklar arasında yuvarlak kemerler bulunmaktadır. Köprü korkulukları da kesme taştan yapılmıştır.

Mağaralar
Gümüşhane’nin jeolojik yapısından dolayı çok sayıda irili ufaklı mağara vardır. Karaca, Arılı, Kartalkaya, K. Ardıçlı, Ambela, Köprübaşı, Taşbaşı, Altıntaş, Yaylım , Üstüaçık, Cingora, İnönü , Kabanbaşı, Mamatlar, Arsa, İkisu, mağaraları önemlilerindendir.

Ne Yenir?
Gümüşhane ‘ de yemek kültürü de çok eskiye dayanmaktadır. Bugüne kadar Gümüşhane’nin yemek kültürü konusunda kapsamlı bir araştırma yapılmadı. Ancak bu gün mutfaklarındaki zenginlik, lezzet ve hamaratlık bunu göstermektedir.
Gümüşhane Mantısı, Kuşburnu çorbası, Zuluflu Çorbası,Un Herlesi Çorbası, Gavut Çorbası, Pağla Denlisi, Borani,Fıtfıt Haşılı,Patates Kavurması,Muhla, Yergök Dolması,Sütlü Haşıl,Lor Dolması,, Ekmek Aşı, Çıtma Fasulye, Kaygana, Siron, Erişte, Lemis,Erişti Tatlısı,Hasude Kuymağı, Kara Helva, Burma,(sini), Tel Helvası, Lalanga bilinen yemeklerindedendir.

Ne Alınır?
Gümüşhane’de üretilen pestil-kömeyi ve kuşburnu ürünleri, Kelkit’ten zilli kilimi, Torul, Kürtün ilçelerinden Hereke tipi ipek ve yün halıları, ağaç işleri ürünlerini satın alınabilecek ürünlerdir.

Yapmadan Dönme
Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında yayla şenliklerinin heyecanını yaşamadan, Taşköprü Yaylası’nda öğle yemeği yemeden,
Santa Harabelerinde binlerce yıllık tarihi koklamadan,
Zigana Dağı Kayak Evinde konaklamadan,
Trabzon-Gümüşhane Karayolu ana tur güzergahı üzerindeki yeme içme tesislerinde alabalık ve yöresel adlı yemekleri tatmadan,
Güzellik iksiri kuşburnu ürünlerini, pestil-kömeyi, ceviz içi gibi çerezleri, Kelkit’ten zilli kilimi, Torul, Kürtün ilçelerinden hereke tipi ipek ve yün halıları, ağaç işleri ürünlerini, Gümüşhane hatırası Gümüş işleme çeşitlerini almadan,
Doğal kan deposu dut pekmezini, Şiran Süt fabrikasında üretilen Gümüşhane kaşarını, El örgüsü kışlık yün çoraplarını almadan,
Tomara Şelalesini, Çakırkaya Taş Kilisesini, Kelkit Sadak (Satala) Antik Kenti, Çakırgöl, İmera Manastırını, Kazıkbeli Anıt Ağaçları ve Milli Parkı (faunasını) görmeden, dönmeyin.

Gümüşhane Çevresi

Şimdi yeniden sahilden içerilere doğru girelim.

Hamsiköy

Maçka yoluna dönüp Gümüşhane’ye yönelip 25 km. yol alınca Zigana dağı eteklerinde 1600 metre yükseklikte yemyeşil ormanlar içinde tertemiz havası ile Hamsiköy’e varıyoruz. Eskiden buranın yalnızca sütlacı meşhurdu. Şimdi ise yeni kurulan Yayla Tatil Köyü doğayla uyumlu bungalovları ile kent yaşamından bunalıp doğaya kaçmak isteyenler için ideal bir yer. İçinde bulunan havuzlarda alabalık üretimi yapılıyor. Burada bir kaç gün kalabilirsiniz. Ormanın içinde gürül gürül akan su kenarlarında yürüyüş yaparsınız. Yemek; alabalık, kaymak, yayla guymağı ve tabii ki sütlaç. Hamsiköy’de dinlendikten sonra daha da içerilere gidebiliriz. Çünkü bulunduğumuz yolun üzerinde özellikle tarihi dokuları ile önemli iki kent durmakta: Gümüşhane ve Bayburt.

Gümüşhane

Hamsiköy’de ayrılıp Torul yönüne gidiyoruz. 35 km. sonra Torul’dayız. Buradan güneye sapıyoruz ve 28 km. sonra Gümüşhane’deyiz. 1160 metre yükseklikte kurulu olan kentin tarihi M.Ö. 3000’li yıllara dayanıyor. İl sınırları içinde 35 kale kalıntısı bulunuyor. Canca, Akçakale, Kov, Keçikalesi bunlardan bir kaçı. Yörede ayrıca pek çok kilise kalıntısı vardır. Bunların içinden Şiran ilçesine 12 Km. uzaklıktaki tamamen kayalara oyularak yapılan Çakırağa kilisesi yöre turizmi açısından çok önemli. Yörede ayrıca Hart ve Ksanta (Santa) antik kentlerinin kalıntıları vardır. Santa dokuz mahalle ve 300’ü aşkın haneden oluşuyor. 17. yy’da Rum Çetecilerce kurulduğu sanılıyor. Tarihi önemi dışında doğal güzellikleri ile de dikkate çeken Gümüşhane’nin çam ormanları arasında yemyeşil çayırların uzandığı Eriklibeli ve Çıkrıkdüzü yaylaları çok güzeldir. 3055 metre yükseklikteki Zigana Kayak Merkezi kayak yapmak isteyenlerin yararlanabileceği bir tesis. Trabzon yolunun 50. km’sindeki ünlü Zigana Tüneli’ni geçtikten sonra doğuya 3.5 km’lik stabilize yolla ulaşıyorsunuz. 800 Metrelik teleski, eğitim tesisi, otel, lokanta, kır kahvesi gibi tesislerin yanında bakkal, kasap, manav da var. Yaz aylarında çim, kışın da kar kayağı yapılabiliyor. Gümüşhane’nin özgün mimarisi ve evlerde kullanılan ahşap işçiliği görülmeye değer. Bu arada yörede dokunan seccadelerin güzelliğinden ve Gümüşhane’de yapılan pestilin tadından sözetmeliyiz.
Daha önce sözettiğimiz Kadırga Yaylası Gümüşhane’ye bağlı. Kazıkbeli, Güvendi, Zigana ve daha bir çok güzel yaylası var.

Karaca Mağarası

Trabzon yolunun 12. km’sinden kuzeye ayrılan yola sapacaksınız. Dört km. ilerleyince Karaca Mahallesine varıyorsunuz. Batıya doğru 750 metre yürüyünce mağaranın önündesiniz. Karaca Mağarası damlataşı şekilleri, dikit-sarkıt ve sütunları ile görülmeye değer. Mağara başta astım olmak üzere bir çok hastalığa da iyi geliyor.
Mağara aslında dört ayrı salondan oluşuyor. Ama siz altı salon göreceksiniz. Salonlardan ikisi çatlaklardan sızan suların damlataşlarıyla oluşturdukları duvarla ikiye bölünmüş. Traverten havuzları, gölcükleri göreceksiniz. Nem oranı % 75’e kadar yükselmektedir. Fotoğraf makinanızın flaşını unutmayın, çok güzel resimler çekeceksiniz. Mağara ışıklandırılmış ve gezi parkuru düzenlenmiş. Benzer bir büyük mağara da Akçakale Mağarası.
40 km. Uzaklıktaki Akkale de gerçek bir doğa harikası. Cilt ve diğer hastalıklara da iyi geldiğine inanılıyor.

Bayburt

Gümüşhane’den ayrılıyoruz 77 km. sonra Bayburt’dayız. İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olan kentin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına dayanıyor. Bayburt adı zengin anlamına gelen “bay” ile belde anlamına gelen “yurt” kelimelerinin birleşmesinden geliyor. Kent Çoruh Nehri’nin iki yakasında kurulu ve 1556 metre yükseklikte.
Kentin kuzeyinde yer alan kalenin yüksekliği yaklaşık 1500 metre. Oldukça zorlu bir tırmanış ama değiyor. Çünkü; kaleden Bayburt’a, Çoruh nehrine ve çevredeki dağlara bakmak büyük bir zevk veriyor insana.
Şehrin kenar mahallelerinde bulunan yöresel mimarisinin özgün örnekleri bakımsızlık ve ilgisizlikten yıkılmaya yüz tutmuşdurumda. Zafer Meydanı’ndaki saat kulesi, Şehit Osman Tepesi’ndeki türbeler ve 13. yüzyıldan kalma Ulu Cami kentin görülmesi gereken tarihi yapılarından bir kaçı. Çoruh Nehri’nin kıyısındaki Çoruh Lokantası’nda sögüt ağaçlarının altında yemek yemek ayrı bir zevk. Kalabileceğimiz iki otel var. Saraçoğlu Otel ve Selvi Palas.
Çoruh nehrinde yapılan kanoculuk gittikçe yaygınlaşıyor. Kop Dağı’nda kayak yapmak isteyenler için uygun alanlar ve 400 m. uzunluğunda bir baby-lift kayakçıların hizmetinde. (Bayburt’dan kuzeye yol alırsak zorlu ama güzel bir yol bizi Uzungöl üzerinden Karadeniz’e götürür. Bu yalnızca bir öneri.)

Trabzon’dan Doğu’ya Karadeniz

Bu bölümün hazırlanmasındaki katkılarından dolayı Ritur Seyahat Acentası Genel Koordinatörü Sn. Köksal Hapeloğlu’na teşekkür ederiz.

Maçka’dan Rize’ye

Maçka’ya geri dönüyoruz 22 km. uzaklıktaki Şolma yaylasına kısaca uğrayalım. 1300 metre yükseklikteki bu yayla, geniş ormanlar içinde yemyeşil çayırlar ve kır çiçekleri ile bezenmiş yöre halkı tarafından çok kullanılan bir mesire yeri. Rize yönüne, sahil şeridine çıkıyoruz. 11 km. ilerimizde Yomra’yı, 6 km. sonra Arsin’i geçiyoruz. Bu sahil, denize girebileceğimiz doğal plajlarla kaplı.
12 km. ilerleyince Araklı’ya varıyoruz. Buranın Yılantaş Yaylası turizm asından önem kazanmaya başlamış. Doğu çıkışındaki Akasyalar Plajı’nda kamp yapabileceğimiz tesis var.
Araklı-Sürmene arası 6 kilometre. Sürmene’nin tarihi M.Ö. 5 yüzyıla kadar uzanıyor. Bıçakları ile meşhur bir ilçemiz. Doğusunda bulunan Memişağa Konağı yöre mimarisinin en güzel taş ve tahta işçiliğinin örneklerini sergiliyor. Çarşı içinde daha bir çok eski konak görülebilir.
Sürmene’nin bıçakları meşhur dedik ama son zamanlarda bir de Meyveş Ninesi meşhur oldu. Eski konakların, çaylıkların arasından tarihi kaleyi geçerek yapılacak 20 dakikalık bir yolculukla Meyveş Nenenin köyüne ulaşılıyor. Meyveş Nene de kim, demeyin. Ufocular bizim Karadenizli nenenin uzaylı olduğuna inanıyorlar. 165 Yaşında öldüğü söylenen ve ilginç bir kişi olan nene için bir de anıt mezar yapmak istiyorlar. Yolu kime sorsanız gösterir.
Sürmene’den 5 km. sonraki Çamburnu güzel bir piknik ve kamp alanı, biraz ilerisindeki tersanede de küçük gemiler ve feribot yapılmakta. 13 km.’lik sahil yolu ile Of’a geliyoruz. Of sahillerinde denize girebileceğimiz uygun yer pek çok.

Uzungöl

Of’tan güneye Çaykara yoluna çıkıyoruz. Çaykara 40 dakikalık bir yol. Oradan bir saatlik yer yer çok bozuk yolla Uzungöl’e varılıyor. Bu bozuk yolu katetmeye değer. Bölgenin en güzel yerlerinden biri Uzungöl. Uzungöl, 1090 metre yükseklikte, tamamen ormanlarla kaplı bir vadinin ortasında, etrafı yemyeşil doğal bir göl. Göl çevresinde pek çok bungalow, alabalık ve et lokantası, motel bulunuyor. Su bisikleti ile gölde gezebilirsiniz. Girişte ahşap evlerden oluşmuş bir köy var. İnan Kardeşler Alabalık ve Motel Tesisleri yaklaşık 20 yıldır doğal yapıyı bozmamaya özen göstererek burada hizmet veriyor. Konaklayabileceğimiz güzel bir tesis. Tereyağında kızarmış alabalık yiyebilirsiniz. Orman Genel Müdürlüğü’ne ait bungalovlardan yararlanmak için Sürmene Orman Bölge Müdürlüğü ile önceden ilişkiye geçmek gerekiyor. Burada da yava yavaş beton yapılaşma başlamış. Bunun önlemi hemen alınmalı.
Buradan az bilinen bir güzergaha girmenizi öneriyoruz. Soğanlı Dağı’nın zirvelerine doğru bir yolculuk sizi heyecanlandırıyorsa buyurun. Bir saatlik otomobil yolculuğu ile önce İspil köyüne sonra da Meze Yaylası’nı varacağız. Yayladan on dakikalık bir sürüşle zirvedeyiz. (Sportmenlere bu yolu yürüyerek çıkmalarını öneririz. ) Bir yanımızda Anzer, öte yanımızda Haya, beri tarafta Uzungöl’ün de bulunduğu Haldızen Vadisi. Bulutların üzerindeyiz ve aşağıda denşet bir manzara. Durun daha bitmedi, güzele ulaşmak için biraz daha sabır gerekiyor. Bir saat daha yol alıyoruz. Haya yaylasından Maura yaylasına, oradan da İksenit yaylasına iniyoruz. Şimdi nehirle buluştuk.
Uzungöl’den tekrar sahile inip, Rize’ye yöneliyoruz. İyidere’ye 3 km. kala güneye İkizdere’ye sapıyoruz. Amacımız Anzer Yaylası’na ulaşmak. İkizdere’den sonra 45 km.’lik bir dağ yolu ile yaklaşık iki saatte Anzer Yaylası’na ulaşıyoruz. Buradaki doğa insanı büyülüyor. Her yer çiçeğe kesmiş. Bir metrekare içinde renk cümbüşü içinde yüzlerce çiçekten bir buket yapabilirsiniz. 430 Çiçek türü belirlenmiş. Anzer balı ile meşhur ancak gerçek anzer balını bulmak oldukça zor. Eğer doğayla iç içe olmayı seviyorsanız ve zorluklarına katlanabilecekseniz Anzer’e mutlaka gitmelisiniz.
Geldiğimiz yoldan geri dönüyoruz. İksenit yaylasında tarihi kemerli köprü yol üzerinde solunuzda. Aşağıya doğru iniyoruz. Bir saatlik yürüyüşten sonra orman içinden Velkü’ye ulaşılıyor. Asfalt yoldan yukarıya doğru 15 dakikalık bir yürüyüşle çamların içinde kaybolmuş Çamlık motel var. İyi bir mola veya konaklama yeri. 30 dakika daha devam edersek Ovit yaylasına ulaşırız. Buradan 15 dakikada Çoruh Nehri kıyısına inilebilir. İklim birden bire değişiverir. Çoruh boyunca akış yönünde 10 km. ilerleyince İspir’e ulaşıyoruz. İspir’den kurufasulye, pestil ve meyve kurusu alabilirsiniz.
Çamlık’tan otomobille 15 dakika kadar sonra İkizdere ilçesine varmadan sağa dönersek Cimil ve Çağırankaya adlı iki güzel yaylayı görebiliriz. Cimil yolu oldukça kötü. Ama Cimil vadisini seyretmek güzel. yaylaya çıkıp inmek dört saat kadar sürüyor. İkizdere’ye geri dönebiliriz. İkizdere vadisinde eski konakların eşlik ettiği güzel manzarayı seyrederek nehrin akış yönünde 20 dakika ilerleyince Güneyce’ye ulaşıyoruz. Aracınızı bırakıp asma köprtden sallana sallana karşıya geçmelisiniz. Burada Şimşirli maden suyundan içebilirsiniz. Gürül gürül akan ırmağın ve Şimşirli suyunun yanında kendin pişir kendin ye usulü karın doyurulabilir. Şimdi artık denize doğru yol alalım. Yarım saatlik bir yolculukla denize ulaşıyoruz. Doğuya, Rize’ye yöneliyoruz. 25 Dakika kadar sonra Rize’deyiz. Yolda İyidere ve Derepazarı’nı geçiyoruz.

Kurtuluş Günleri

Gümüşhane’nin Kurtuluşu
Gümüşhane
15 Şubat

Kelkit’in Kurtuluşu
Kelkit
17 Şubat

Torul’un Kurtuluşu
Torul
14 Şubat

Şenlikler

Kazıkbeli Şenlikleri
Kürtün
Haziran,Temmuz,Ağustos Aylarının Çarşamba Günleri

Güvende Şenlikleri
Kürtün
Haziran,Temmuz,Ağustos Aylarının Cuma Günleri

Alacapazar Şenlikleri
Kürtün
Haziran,Temmuz Aylarının Pazar Günleri

 

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , ,